logo

GÖĞÜS DİKLEŞTİRME

GÖĞÜS DİKLEŞTİRME

Kadınlar seneler içinde, şu ya da bu türden nedenlerden dolayı, memelerinin sarktığına tanıklık ederler ki bu duruma tıp literatüründe “pitozis” adı verilmektedir. Gebelik, çocuk emzirme, kilo alma/verme, hormonal değişiklikler vb. pitozisi kayda değer biçimde etkiler. Ayrıyeten, meme başı bölgesi aşağıya doğru inerken, bu durum memenin daha da sarkmış bir görüntü kazanmasına neden olur. Mastopeksi ya da bilinen ismiyle meme/göğüs dikleştirme, plastik cerrahların gerçekleştirdiği, göğüslerdeki sarkmayı ortadan kaldırmayı amaç edinen ve daha genç ve estetik görünüme sahip memelere sahip olunmasını hedefleyen bir cerrahi operasyondur. Bazı özel vakalarda, meme dikleştirme operasyonuna ek olarak, meme hacminin arttırılması için protezli meme büyütme operasyonunun da yapılması gerekebilir.

Memelerinde belirli ölçülerde sarkma meydana gelen ve bu yüzden dolgunluk kaybı yaşayan, ancak fiziksel bakımdan sağlıklı ve sabit bir kilo aralığında gelip giden bayanlar, bu operasyon için ideal birer adaydır. Bu ideal adayların gerçekçi beklentileri varsa, ameliyatın gerçekleşmesinin önünde hiçbir engel kalmaz. Eğer bir hasta göğüslerindeki sarkmadan kurtulmak isterken aynı zamanda daha dolgun memelere sahip olmak istiyorsa, bu durumda, protezli meme büyütme operasyonundan faydalanması gerekecektir.

Bir meme dikleştirme ameliyatının esas gayesi, meme başının ve onun etrafındaki renkli kesim olan areolanın konumunun ve memenin formunun (biçiminin) bütünüyle yenilenmesidir. Ameliyatların birden fazla teknik ile hayata geçirilmesi mümkündür ve uzman doktorunuz sizin adınıza en doğru işleyecek tekniği seçerek operasyonunuzu gerçekleştirecektir.


Ameliyata başlanmadan evvel, göğüs bölgesinde çeşitli işaretlemeler yapılmaktadır. Bu, planlama için gereklidir. Operasyon 1-3 saat arasında sürer ve çoğunlukla genel anestezinin tercih edildiği bir uygulamadır. Sarkma derecesi ne kadar fazla ise, yapılacak kesinin uzunluğu da o kadar geniş olacaktır. Hem meme başının hem de areolanın dikleştirmeye uygun biçimde yeniden konumlandırılması adına, memede fazlalık yapan derinin her hastaya göre değişen miktarlarda dışarı atılması gerekmektedir. Eğer memeler dolgun bir konuma erişsin isteniyorsa, o zaman, az bir miktar meme dokusu dışarı atılmalı ve yeniden biçimlendirme uygulanmalıdır. Dikleştirme operasyonu şayet meme büyütme ile kombine edilecekse, bu durumda protezin hem meme dokusunun altına hem de göğüs kası (“pektoral kas”) altına gelecek biçimde yerleştirilmesi mümkündür.

Anestezinin tesiri ortadan kalkar kalmaz evinize dönmeniz mümkündür, ancak sonuçların pozitif ve dilediğiniz gibi gelmesi için belirtilen sürelerde istirahat etmeniz lazımdır. İlk birkaç günlük süre zarfında, çeşitli ilaçlarla denetim altına alınabilen ağrılarınız ve şişlikleriniz olabilir. Yine iyileşme döneminde göğüslerinizi destekleme özelliğine sahip bir sutyen giymelisiniz. Ameliyat geçiren kadınların yüksek bir çoğunluğu ilk bir haftalık süreçten sonra işlerine gönül rahatlığıyla dönebilmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, iyileşme evresinde, özellikle ilk 4-6 hafta arasında, ağırlık kaldırma ve çekme gibi sizi yoracak fiziksel etkinliklerden uzak durmanız gerekmektedir.

Plastik cerrahınız oluşacak yara izlerinin farkındadır ve bu yüzden kesi izlerinin boyutunu kısa tutmak ve bunları en az görünecek yerde gizlemek için elinden geleni fazlasıyla yapacaktır. Kesinin ne kadar uzun olacağı ve hangi bölgeye doğru yerleşeceği aslında ne kadar dokunun dışarı atılacağına bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Oluşacak izin niteliği kişiden kişiye farklılık gösterecektir ve bunun nedeni tam olarak genetik yatkınlıktır. Zaman içerisinde izler gitgide soluk bir görünüm kazanır, ama nihai boyutu ve şeklini öngörmek o kadar da kolay değildir.

Operasyonun büyük ölçüde güvenli olduğunu söylemek mümkündür ve oluşan komplikasyonlar, tıpkı diğer kozmetik uygulamalarda olduğu gibi, nadir bir biçimde görülen kanama, enfeksiyon kapma, yara izi oluşumu, asimetrik görünüm, şişlikler ve uyuşukluktur. Meme dikleştirme operasyonuna özgü biçimde gündeme gelebilecek en önemli komplikasyon göğüslerdeki sarkmanın tekrar etmesidir. Buna ek olarak, meme başında duyu ve cilt kaybı çok daha nadir biçimde görülür. Cerrahınız size, muhtemel yan etkiler de dâhil, tüm beklenebilecek sonuçlar hakkında detaylı bilgiler verecektir. Ameliyatın neticelerini işlemin hemen akabinde öğrenmeniz mümkündür. Şişlikler zaman içinde azalacaktır ve iyileşme süreci böylece devam edecektir. Çok ufak miktarda şişlik 3-6 ay arası bir süreçte size eşlik edebilir ve nihai kontur ile yara izleri ameliyattan sonraki 6 aylık zaman dilimi süresince devamlılık gösterir.

Göğüs/meme dikleştirme operasyonu, ister doğum yapmış ister yapmamış olsun, memelerinde sarkma görülen bütün kadınlara tatbik edilebilir. Aslında ayna karşısında hem meme ucunuza hem de meme altı çizginize bakarak “göğüslerimde sarkıklık var mı yok mu?” sorusunun cevabını verebilirsiniz. Memelerin sarkıklık derecesi “hafif”, “orta”, “ağır” ve “yalancı pitoz” olmak üzere dört gruba göre sınıflandırılmaktadır. Eğer meme başı meme alt çizgisiyle aynı hizada ya da onun 1 cm kadar altında ise hafif sarkma durumu; 1-3 cm aşağıdaysa orta sarkma durumu; 3 cm’den daha altta ise ağır pitoz durumu vardır. Yalancı pitoz durumunda olan biten şey ise, meme başının doğal meme altı çizgisi üzerinde yerleşir, ama memenin tabanı sarkmış görünür. Ancak memelerin illaki genetik ya da yapısal nedenlerden dolayı değil, kilo alma ve verme, doğum, emzirme ya da yer çekimi etkisiyle de sarkacağını akılda tutmak gerekir. Sarkma vakasının her daim büyük hacimli göğüslerde meydana geleceğini düşünmek doğru değildir. Doğumdan sonra memeler büyüyebilir ya da küçülebilir, meme cildinde fazlalık söz konusu olabilir, kilo verdikten sonra eğer dokular gevşek yapılı ise bu durumda yer çekimi etkisiyle sarkma durumu oluşabilir.

Göğüs dikleştirme yaşı en erken 18’dir, çünkü bu yaşa kadar göğüslerin olgunlaşması tamamlanır. Üst sınır ise kişisel niteliklere, yani sağlık durumuna bağlı olarak yükselebilir ya da düşebilir. Kadınlar erken yaşlarda daha çok estetik kaygıları ön planda tutarken, ilerleyen yaşlarda daha çok sarkık memelerin yarattığı sorunların ortadan kaldırılması öncelik kazanmaktadır. Ameliyatlardan önce, 40 yaşın altındaki kadınlardan meme ultrasonu tetkikleri, 40 yaşı aşmış kadınlardan ise monografi tetkikleri talep edilir.

Göğüsler hem yağ dokusu hem de deriden meydana geldikleri için, büyümenin görülmesinde kilo alıp verme epey önemli bir yer tutar. Kilo arttıkça memelerde bulunan yağ kütlesi artacaktır, ancak kilo kaybına bağlı olarak bir miktar küçülme görülmesi de mümkündür. İdeal kilosuna yakın olan kimselerin meme büyütme ameliyatında önemlidir, çünkü bu kimselerin meme dokuları büyük oranda yağ dokusunda meydana gelmektedir. Ameliyat yöntemleri emzirmeye engel teşkil etmese bile, ameliyattan sonra süt verme ihtimalinin ortadan kalkması her daim olasıdır. Eğer bu dönemde cerrahi operasyon geçirirseniz, hem kilo artışına hem de memelerde süt bulunmasına bağlı olarak bir büyüme görülür, ancak sonraki dönemde küçülme meydana geleceği için bir miktar sarkma ortaya çıkabilir.

Kadınların yaklaşık %80’lik kısmında göğüs problemi vardır, ama bu problemler başlıca sarkma, küçük göğüs ve büyük göğüs başlıkları altında toplanabilir. Bazı kadınların memeleri doğal olarak sarkıktır ama bu kadınların memelerindeki volum miktarı yeterliyse, bu durumda buruşukluk ortadan kaldırılarak dikleştirilmiş ve estetik görünümlü göğüslere kavuşulması mümkündür. Kimi kadınlarda volum yetersizdir ve bu durumda kesinlikle bir desteğe ihtiyaç vardır. Bu destek meme protezidir.

Göğüslerin hacimsel bakımdan ne kadar büyük olduğu, sarkmanın derecesi ve kişilerin oluşacak izler hususundaki hassasiyetleri ameliyatın yapılacağı tekniğin belirlenmesinde önemli unsurlardır. Şayet meme fazlasıyla hacimli ve sarkık ise, bu durumda ameliyat esnasında bir miktar meme dokusunun dışarı atılması lazımdır. Bu ise, meme ucundan meme altına kadar devam eden 4,5 cm’lik bir düz çizgi biçimindeki iz demektir. Şayet meme cildinde fazlalık varken aynı zamanda meme dokusu yetersiz ise, meme ucundan bir kesi ile girilir ve kas altına veya kas üstüne protez implante edilecektir.

Ameliyatın ertesinde iyileşme süreci çok hızlı biçimde yaşanmaktadır. Sutyen size hastanede giydiriliyor ve 48 saat sonraki görüşmeye dek dinlendirilirsiniz. Bu görüşmeden sonra gündelik yaşama dönmeniz çok daha kesin biçimde gerçekleşmektedir. 5 gün sonra yolculuk yapmanızda veya mesainize devam etmenizde herhangi bir sakınca yoktur. 4-6 hafta sonra tempolu egzersizlere çalışmanız olasıdır. Meme biçiminin tam anlamıyla yerleşmesi için takriben 6 aylık bir sürenin geçmesi gerekmektedir.

Paylaş:

Etiketler: Mastopeksi, Göğüs Dikleştirme, Meme Estetiği, Ankara, Op. Dr. Oğuz Kılıç, Meme Ameliyatları Ankara, Göğüs Estetiği, Estetik Cerrahi

Yorumlar
Doktorunuza Sorun