logo

JİNEKOMASTİ - ERKEKLERDE GÖĞÜS BÜYÜMESİ

JİNEKOMASTİ - ERKEKLERDE GÖĞÜS BÜYÜMESİ

Ergenlik dönemine giren erkek çocukların memelerinde, hormonal değişiklikler sebebiyle büyüme, dolgunlaşma ve belirli hassasiyetlerin oluşması normaldir. Bu dönemde vücut bir nevi bir hormon karmaşası içindedir. Eğer erkek çocuklarının memelerindeki büyüme şu ya da bu nedenden ötürü geçici olmazsa, bu durumda “jinekomasti” olarak isimlendirilir. Ergenlik dönemi boyunca fazlaca kilo alan erkek çocuklarında jinekomastiye yakalanma ihtimali daha yüksektir. Gerçekten de jinekomastiye yakalanan erkek çocuklar bol kıyafetler giyerek ya da kambur biçimde yürüyerek bu sıkıntıyı gizlemeye çalışırlar. Bazı erkekler yazın denize bile girmez bu nedenlerden ötürü.

Jinekomastinin tek nedeni kilo alıp verme değildir, zaman zaman hormonal, tümoral sebepler ve kullanılan ilaçlara bağlı biçimde tek ya da her iki memede de jinekomasti ortaya çıkabilir. Jinekomastinin hangi sebepten ötürü meydana geldiğini anlamak için ayrıntılı bir öyküye, ultrason ve MR gibi görüntüleme teknikleri ve hormonların analizleri gerekli olabilir. Klasik bir jinekomasti vakası, ergenlikte başlar ve böylece sürüp giderken, öteki nedenlerden ötürü ortaya çıkan jinekomasti vakaları ileriki yaşlarda görünür olabilir. Tek bir göğüste ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir bu tür vakaların.


Hacmine ve deride meydana getirdiği bolluğa göre jinekomasti 4 evreye ayrılabilir. İlk evrede, göğsün büyüklüğü çok sınırlıdır ve deride herhangi bir gevşeklik ve sarkma söz konusu değildir. İkinci evrede ise göğüs iri bir kadın göğsüne benzediği söyleyebilir, ancak yine de deride henüz sarkma söz konusu olmamıştır. Üçüncü evrede, artık göğüsleri kapsayan deride tedaviye ihtiyaç duyacak ölçüde sarkma ve gevşeklik mevzu bahistir. Son ve dördüncü evrede ise, artık erkekteki göğüslerin tastamam bir kadın memesi gibi olmasıdır.

Jinekomasti uygulaması, 17 yaşından sonra, ergenlik döneminin sona ermesiyle, yapılabilir. Eğer çok ciddi psikolojik sıkıntılar yaratmıyorsa, bütün estetik ameliyatlarda olduğu gibi, 18 yaşının tamamlanmasının beklenmesi daha doğru olacaktır.

 

Jinekomasti Tedavisi

Çok hafif çaplı vakalarda, liposuction kullanılarak lokal anestezi ve sakinleştirici ilaçlar sayesinde ameliyat gerçekleştirilebilir. Meme bezlerinde küçültmeye gidilecekse, bu durumda ameliyat süresi biraz daha uzun olacağı için genel anesteziye başvurulması daha doğru olacaktır. 1 ila 1,5 saat arasında operasyon tamamlanacaktır. Biraz önce bahsettiğimiz birinci evredeki jinekomasti, koltuk altından girilip yapılacak liposuction uygulaması sayesinde rahatlıkla ortadan kaldırılabilir. İkinci evreye denk düşen vakaların da liposuction ile tedavisi mümkündür. Ameliyat sürerken, şayet meme başının altındaki dokuda yeterli miktarda azalma söz konusu olduğuna karar verilirse, bu durumda meme bezinin çıkarılmasına gerek yoktur. bu hastalar genellikle genç yaştadır ve göğüs korsesi ya da spor sayesinde bollaşmış derinin tatmin edici biçimde toparlanması mümkündür. Şayet liposuction işleminden sonra bile meme başının altında bulunan meme bezi hala çok net hissediliyorsa, bu durumda bir kesi ile girilerek meme bezi küçültülecektir.

Hem üçüncü hem de dördüncü evredeki jinekomasti vakalarında, liposuction ve meme bezi çıkartılması işlemleri birlikte gerçekleştirilmektedir. Eğer hasta genç bir hastanın ileri dereceye ulaşmamış göğüsleri söz konusu ise, derideki bolluğun toparlanması ihtimali çok çok yüksektir. Yaşın ilerlemesi durumunda derinin toparlanması ihtimali çok azdır. İleri dereceye ulaşmış vakalarda, hem deri hem de meme bezinin, tıpkı kadınlara uygulanan meme küçültme ameliyatına benzer bir biçimde, toparlanması gerekmektedir. Meme bezi eğer cerrahi olarak küçültülmüşse bölgeye drenler yerleştirilecektir. Yerleştirilen bu drenlerin amacı, ameliyat bölgesinde birikmesi söz konusu olan serum ve kan benzeri maddelerin buradan atılması ve bunlara bağlı gelişecek sorunların önüne geçilmesidir. Bir iki gün içerisinde drenler çekilecektir.

 

Ameliyattan Önce ve Sonra Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Jinekomasti ameliyatı olmaya karar verdiyseniz, on gün öncesine kadar aspirin almamalı ve kimi laboratuvar kontrollerinizi yaptırmalısınız. Kişisel geçmişinizde eğer varsa önemli rahatsızlıklardan ve devamlı kullandığınız ilaçlardan kesinlikle doktorunuza bahsetmeniz gerekir. Eğer sigara kullanıyorsanız, tüm ameliyatlarda iyileşme sürecini etkilediği gibi, jinekomastide de bırakmanız sizin avantajınıza olacaktır.  

Lokal anestezi ile yapılan jinekomasti ameliyatlarından sonra hastalar aynı gün içinde taburcu olurlarken, genel anestezi ile ameliyat olan hastaların ertesi gün evlerine dönmesi mümkündür. Ameliyatınız biter bitmez göğüs korsenizi giymeniz lazımdır. Zaten bu korsenin kullanımı çok rahattır ve üç hafta boyunca sürekli olarak giymeniz gerekmektedir. Üç haftalık süreç tamamlanınca yalnızca gündüz ve bilhassa ağır fiziksel aktivitelerde bulunurken korsenin giyilmesi gerekir. 6 hafta sonra fiziksel aktivite yaparken bile giymeniz gerekli olmayacaktır.

Ameliyat bölgesinde ilk günler özelinde ödem, morarma ve kısmi hassasiyetlerin oluşması ihtimal dâhilindedir, ancak bunlar ilk 2-3 günlük süreçten itibaren gitgide azalacaktır. Ancak hassasiyetin uzunca zaman sürmesi olasıdır. Hastalar göğüslerinde batma, yanma ve uyuşmalar hissedebilir ve bunlardan şikâyetçi olabilir, ancak bunlar gündelik hayatı yaşanmaz kılmaz. İlk iki haftanın akabinde, denize ve havuza girmenize izin verilecektir. Ancak ilk 6 haftalık süreçte, buhar banyosu, sauna ve solaryum gibi ödeme sebebiyet veren girişimlerden imtina etmek gerekmektedir. Benzer biçimde ağır spor aktivitelerinden ve göğse darbe alma ihtimalinizin olan eylemlerden ilk 6 hafta boyunca uzak durmanız avantajınıza olacaktır.

Kişiler, şayet jinekomastiden sonra fazlaca kilo almazlar ise, vakanın tekrar etme ihtimali hiçbir biçimde yoktur. Kullanılan bazı anabolik ilaçların, aşırı alkol tüketiminin ve bazı rahatsızlıkların jinekomastinin nadiren de olsa yeniden ortaya çıkmasına vesile olduğu söylenebilir. Yaşlılık sonucu kilo alınması da bu ihtimali kuvvetlendirmektedir.

Jinekomasti ameliyatı çeşitli riskler taşır, ama bunlar kolayca kontrol altına alınabilir. Kanama ve buna bağlı kan toplaşması, her cerrahi uygulamadan sonra olabileceği gibi, jinekomasti uygulamasından sonra da olasıdır, ancak dren kullanımı sayesinde bu riziko kolayca aşılabilir. Enfeksiyon oluşması ihtimali antibiyotik kullanımı sayesinde en aza indirilecektir. Göğüs kafesinizde düzensizlikler meydana gelebilir, ancak uygulanan masajlar sayesinde bu durumlar kolayca giderilecektir. Eğer kalıcı bir durum söz konusuysa, yağ enjeksiyonu sayesinde normale döndürülürsünüz. Eğer jinekomasti uygulaması liposuction yöntemi ile hayata geçirilmişse, bu durumda uyuşukluklar, karıncalanmalar ve renk değişimlerinin meydana gelmesi olasıdır, ancak kısa bir süre sonra bu durum kendiliğinden düzelecektir.

Jinekomasti oluşumuna hangi nedenlerin vesile olduğu tam olarak bilinmemektedir. Çoğu durumda, ergenlik dönemimde alınan fazla kiloların jinekomastiyi ortaya çıkardığına inanılmaktadır. Bu dönemde yağ dokuları testosteronun östrojene dönüşmesini körüklemektedir. Bu durumda kadınlık hormonunun salgılanması jinekomastiyi doğurabilir. Jinekomasti vakalarının büyük bir kısmı ergenlik süreci tamamlanınca kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Kişisel sağlığınız açısından jinekomastinin hiçbir tehlikesi yoktur. Kendinizi görsel bakımdan çirkin hissetmeniz dışında, nadiren bazı hastalıklarla ilişkisi olabilir. Eğer jinekomasti belirli türden bir hastalık yüzünden vuku bulmuşsa, bu durumda ilk olarak bu hastalığı ortadan kaldırmak gerekir. Hastalıkla ilgisi yoksa bu durumda tedavi sadece cerrahi biçimde yapılacaktır. Fazlalık yapan yağ dokusu liposuction işlemi ile dışarı atılırken, meme dokusu ise ameliyatla alınmaktadır.

Tıbbi açından 3 çeşit jinekomasti tanımlayabiliriz. İlki “lipomatöz jinekomasti”, ikincisi “glanduler jinekomasti” ve üçüncüsü “mixt jinekomasti”dir. İlk çeşit jinekomastide söz konusu olan şey yağ dokusunda artışın görülmesiyken, ikinci tip jinekomastide meme dokusu fazlasıyla büyüktür. Üçüncü türden jinekomastide ise, adından da fark edileceği üzere, hem meme dokusu hem de yağ dokusu büyümüştür. Jinekomasti vakalarının geneli üçüncü türdendir.

Paylaş:

Etiketler: Göğüs Estetiği, Op. Dr. Oğuz Kılıç, Ankara, Göğüs Estetiği Fiyatları, Jinekomasti

Yorumlar
Doktorunuza Sorun